Site giriş animasyonu Web sitemizin ana sayfası Vizyon, değer ve hedeflerimiz Ürün çeşitleri, üretim aşamaları Kalite politika ve belgelerimiz Fabrikamız hakkında genel bilgi Bakır sektörü ve fiyat haberleri Haftalık bakır fiyat listemiz Bizimle bugün iletişim kurun English Ana Sayfa Mail Gönder Site Haritası
FİRMAMIZ VE BAKIR SEKTÖRÜ HABERLERİ

KUR VE BAKIR FİYATLARI
Sık sık güncelleştirilecektir.

SEKTÖRDEN HABERLER
sık sık güncelleştirilecektir.







B
AKIR HAKKINDA

Bakırın Tarihçesi   Bakırın Tanımı   Bakırın Kullanımı  Bakırın Üretimi   Bakırın Özellikleri   Bakırın Elde Edilmesi

Bakırın Tarihçesi
İnsanoğlu önce taşları kullanmaya başlamış ve bir gün bileşik teşkil etmeyen ve tabii vaziyetiyle dikkati çeken bakır, gümüş ve altını fark etmiştir. Gevrek taş aletler yerine bunların dövülerek şekillendirilebilir olduğunu görmüştür. İlk defa dövülmüş bakırın kullanılmasının MÖ 4500 yıllarına rastladığı ve ancak bundan 2000 yıl sonra cevherlerden bakırın üretilebildiği sanılmaktadır. Romalılar tarafından bakır cevherleri ile birlikte karışık olarak izabe edilmesi sonucunda pirinç alaşımı şeklinde kullanıldığı bilinmektedir.

Doğuşu M.Ö. 7000 yıllarına dayanan bu madenin Türkiye’deki geçmişi de bir o kadar eski yıllara uzanıyor. Yapılan kazılarda ortaya çıkan bir diğer gerçekte bakırı doğuranın ve bağrında yetiştirenin Anadolu toprakları olduğu gerçeği…

Üreticiliğe geçiş safhasının önemli bir kültür merkezi olan Çatalhöyük'te cevherden arıtma yoluyla bakır elde edildiği arkeolojik kazılar sonucunda ortaya çıkmıştır. Çayönü, Çatalhöyük ve Suberde kazılarında tabii bakırdan dövme tekniğiyle yapılmış M.Ö. 7000'e ait iğne, bız, kanca gibi küçük aletler ve bazı süs eşyaları bulunmuştur. Güneydoğu Anadolu'da yapılan kazılarda bulunan ve yaklaşık dokuz bin yıl öncesine ait olduğu sanılan üç bakır iğnenin, bilim adamlarınca dünyada bugüne kadar bilinen en eski madeni eşya niteliğini taşıdığı kaydedilmiştir.

Anadolu’da metal üretimi çok eski tarihlere dayanmaktadır. Bakırın M.Ö. 7000 yıllarında üretildiği (Çin ve Avrupa’da bakısın en eski tarihi M.Ö. 4000) ve mevcut eski curuf yığınlarından Anadolu’nun bakırın eski dünyaya yayılışının çıkış noktası olarak kabul edilebileceği anlaşılmaktadır. Halen işletilmekte olan Ergani bakır yatakları M.Ö. 2000 yıllarında Asurlular, Küre bakır madeninin eski Yunanlılar ve Romalılar tarafından işletildiği de ayrıca bilinmektedir.
Osmanlı döneminden önce, Anadolu'da, daha sonra da Balkanlar'daki bakır yataklarının yoğun olarak işletilmesi sonucu bakır işçiliği doruk noktasına erişmiş, pek çok merkezde yeni atölyeler açılmıştır. Anadolu'da bakırdan kap kacak yapımı dövme, dökme, sıvama (tornada çekme) ve preste basma teknikleri uygulanırdı. Ham bakır kalhanelerde ergitilip 50–60 cm büyüklükte yuvarlak ya da dikdörtgen tahta kalıplara dökülerek külçe haline getirilirdi. Sonra demir bir örs üstünde çekiççiler tarafından düzenli aralıklarla dövülerek inceltilirdi. Bu işlem genellikle 8 kişiden oluşan ve "dövücüler" veya "kol" denen bir ekip tarafından yapılırdı. Bu yöntem 20. yüzyılın başlarına kadar Anadolu'da ve Balkanlar'da varlığını korudu.
"Şahmerdan" denen büyük otomatik çekiçler, insan gücüyle dövülerek yapılan inceltme işleminin güçlüğünü ortadan kaldırdı. Daha sonra "hadde silindirleri" adı verilen makinalarda, özel silindirler arasından geçirilen bakır külçeleri, istenen incelikte levhalar haline getirilmeye başlandı. Bugün yalnızca, Muğla'ya bağlı Yatağan ilçesinin Kavaklıdere bucağında, ağırlığı 100–120 kg arasında değişen 1 metre boyunda leblebici tavaları, külçenin uzun ağır çekiçlerle dövülmesiyle yapılmaktadır.
Bakır, tabiatta metal olarak birçok yerde dağınık olarak bulunur. Birçok kaya ve toprakta olduğu gibi, okyanus çamurunda, nehir kumlarında, deniz bitkilerinin küllerinde, deniz mercanlarının birçoğunda, insan karaciğerinde ve salyangoz gibi yumuşakçalarda bulunur.
Başa Dön

Bakırın Tanımı
8.94 yoğunluğunda, kızıl – esmer bir element. Simgesi: Cu

Chuquicamata’da ( Şili ) bir bakır dökümhanesi. Bakır metalürjisi XIX. yy. sonlarında gelişti. Maden, eritme yoluyla sıvı haline dönüştürülür ve arılaştırılarak kalıplara dökülür.

Bakır, 1100 derece dolaylarında eriyen bir madendir. Çeşitli maden filizlerini fırınlarda yakarak, oldukça karmaşık yöntemlerle elde edilir. Temel filizler pek yaygın olmadığından (başlıca yataklar Şili, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri) bakır değerli bir madendir. Bakır çok kolay işlenir, dövme suretiyle kolaylıkla biçim verilebilir. İyi bir elektrik iletkeni olduğundan, elektrik telleri ve kabloları yapılır. Aynı zamanda iyi bir ısı iletkenidir ve uzun süre ev işlerinde kullanılmıştır. (tabaklar, tencereler, kazanlar v.b.)

Dünya genelinde 2.6 milyar ton bakır kaynağı bulunmaktadır ve bunun sadece 317 milyon tonu işlenmiştir. Bu miktar halen sirkülasyon içindedir. Bunun nedeni ise tüm diğer metaller arasına geri kazanımı en fazla olan metal olmasıdır. Başa Dön

 


Bakırın Kullanımı
Elektrik enerjisi tüm ekonomik faaliyetlerin en önemli müşterek girdisidir, ana hammaddesidir. Bakır, ısıyı ve elektriği en iyi ileten bir metal oluşu sebebiyle elektrik, telefon, telgraf, kablo ve telleri elektrik motorları, dinamolar, motor sargıları, şalterler ve daha birçok benzeri sınaî araç ve gereçlerde, gemi yapımında da iç düzene ait tesislerde önemli yer tutmaktadır. Metal paraların yapımında da, diğer madenlerle birlikte alaşımlı olarak faydalanılmaktadır. Ayrıca atmosfer aşındırmasına karşı yeterli dayanıklılığı sebebiyle kanalizasyonlarda, binalarda, damlara konulan levhalarda ve bazı yapıların dış süslemelerine de kullanılmaktadır. İşte burada bakır metalinin paralelde önemi ortaya çıkmaktadır.
Elektriğin üretilmesinde (jeneratör, trafo gibi), nakledilmesinde (enerji nakil hatları) ve kullanılmasında (elektrik motorları, elektrikli makinalar v.b.) en iyi ekonomik iletken olan rafine bakır metalinin vazgeçilmez stratejik bir metal olduğu bellidir. Evlerimizdeki aydınlatma gereçleri, radyo ve TV cihazları, çamaşır ve bulaşık makinaları, buzdolabı ve mutfak robotları gibi çağdaş yaşamın gerektirdiği tüm donanımlar bakır sayesinde insanlığın hizmetindedir. Uzun ömürlü çatı kaplaması olarak bakır levha ve mobilya malzemesi olarak pirinç kullanımına da rastlanmaktadır. Torna, freze, matkap, kaynak makinaları ve trafoları gibi elektrikli makinalar da bakırın kullanıldığı önemli üretim araçlarıdır. Bu tür makinalarda bakır, elektriğin tüketimi ve dahili iletimi amacına hizmet eder. Gemi, tren, otomobil türünden ulaşım araçlarında da bakırın önemli katkısı vardır. Bunlarda bakırın elektriğin üretiminde, iletiminde ve tüketiminde hizmet ettiği gözlemlenebilir.

Bakırın takriben %80 ‘inin elektrik/elektronik sektöründe, kalan %20’sinin ise pirinç, bronz v.b. alaşım halinde makine sektöründe; boru ve içi boş profil halinde ısı eşanjörlerinde ve mobilya sanayinde, levha halinde inşaat ve makine sektöründe kullanıldığı söylenebilir.  Başa Dön

Bakırın Üretimi
Bakır, çeşitli piro, hidro ve elektro metalürjik metotların kullanılmasıyla cevherlerinden saf olarak üretilmektedir.

Pirometalurjik metotlar, sülfürlü, oksitli ve nabit bakır cevherlerine, hidrometalurjik metotlar ise düşük tenörlü oksitli bakır cevherlerine uygulanır. Elektrometalürji metotları da yukarıdaki yöntemlerin son kademesi olarak her ikisine de uygulanır. Böylece, Pirometalurjik metotlarıyla elde edilen saf olmayan bakır, elektrolitik arıtmaya tabi tutularak saf katot bakıra çevrilir. Benzer şekilde hidrometalurjik yollarla sulu çözeltiye alınan bakır, elektro kazanım yoluyla katotta saf olarak toplanabilmektedir. Dünya bakır üretiminin %80’i sülfürlü cevherlerden yapılır. Başa Dön

Bakırın Özellikleri
Bakırın Özgül Özellikleri:
Periyodik Cetvel Grubu : 1B
Atom Numarası : 29
Simge : Cu
Kütle Numarası : 63.54
Kaynama Noktası (°C) : 2595
Erime Noktası (°C) : 1083
Yoğunluk (gr/cm3): 8.96
Buharlaşma Isısı : 72,8
Kaynaşma (Füzyon) Isısı : 3.11
Elektriksel İletkenlik : .593
Isıl İletkenlik : .94
Özgül Isı Kapasitesi : 0.092
Sertliği ( Mohs Skalası ) : 3,0

Bakırın Fiziksel Özellikleri:
Esnek ve yumuşaktır, Mükemmel bir elektrik iletkenidir, Alaşıma uygundur, Manyetik değildir, İşlenebilir, Çürümeye dayanıklıdır,  Şekillendirilebilir,  Çok iyi bir ısı iletkenidir,  Dayanıklıdır,  Geri dönüştürülebilir,  Hakiki metal olup,  Eski değerleri yoktur.
Başa Dön

Bakırın Elde Edilmesi

Bakır filizleri genellikle % 1–2 civarında bakır ihtiva ettiklerinden, önce filizler zenginleştirilir. Mineraller önce kırılır, sonra öğütülür. Öğütülen mineraller flatasyon (yüzdürme) metodu ile zenginleştirilir. Bu metodla mevcut bakır minerallerinin % 90’ı diğer yabancı kısımlardan ayrılır ki, bu kısım % 32 bakır ihtiva eder. Okside bakır minerallerine ise flatasyon metodu uygulanmaz. Bunlar doğrudan doğruya asit ile yıkama ameliyesine gönderilir. Flatasyon yapmak için konulan 100 kg bakır cevherinden ancak 1 kg zengin bakır cevheri elde edilir ki bu da kırma, öğütme ve flotasyon işleminin maden ocaklarında yapılmasının gerektiğini gösterir. Flatasyon ile zenginleştirilmiş sülfürlü cevherler kavurma işlemine tabi tutulur. Bu da yüksek sıcaklıkta sülfürlü cevherlerin hava akımına tabi tutulmasıdır. Bu esnada erime olmamalıdır. Kavurma işleminde, cevherde bulunan kükürtlerin bir kısmı SO2 (kükürt dioksit) haline döndürülerek yok edilir. Geriye demir ve bakır oksit kalır. Kavurma fırınından gelen zenginleştirilmiş cevherler cevher fırınında eritmeye tabi tutulur. Burada ısıtma gazla veya pulvarize edilmiş kömürle yapılır. Eritme işleminin sonunda iki tabaka teşekkül eder ki, biri curuf, diğeri (altta) mattır. Matta demir ve bakır sülfürler bulunur. Ayrıca matta serbest bakırın çok olması istenmez. Bakır miktarı ekseri % 40-45’tir. Elde edilen mat, ağırlığının 1/4’ü kadar silis mineralleriyle sıcak konvertere yüklenir. Yarım saat hava üflenir. Önemli miktarda curuf teşekkül eder. Bu curuf alındıktan sonra yeniden mat ve silis ilave edilerek tekrar hava üflenir. Bu işlemler tekrarlanarak 200–300 ton mat, 60–120 ton blister bakır elde edilir. Bu blister bakır % 98–99,5 saflıkta olabilir. Curufta ise % 1,5–2,5 bakır bulunabilir. Konvertere hava üflenmesiyle matta bulunan demir sülfür, FeO halini alır ki bu da SiO2 ile FSiO3 halini alır ve curufa geçer. Demir sülfürün (FeS) bu reaksiyonundan ve curufa geçişinden sonra bakır sülfürün (Cu2S) reaksiyonu başlar:
2Cu2S + 3 02 ® 2 Cu20 + 2SO2
Cu2S + CU20 ® 6 Cu + S02
Bu şekilde elde edilen bakır, yaklaşık olarak % 0,02–0,03 arsenik, % 0,015- 0,178 antimon, % 0,001–0,15 kurşun, % 0,005–0,05 nikel, % 0,002–0,12 çinko, % 0,03–0,25 demir, % 0,06–0,2 kükürt ihtiva eder. Ayrıca ton başına 70–3136 gram gümüş ve 0,56–8,68 gram altın bulunur. Elde edilen blister bakır, ateş rafinasyonuna veya elektrolit rafinasyona tabi tutularak % 99,99 saflıkta bakır elde edilir. Eğer bakır cevherleri karbonat halinde ise, kavurma işlemi ile Cu0 elde edilir. Kavurma ürünü:
3 CuO+Fe2(SO4)3+3H2O® 3CuSO4+2 Fe(OH)3
Reaksiyonuna tabi tutulur. Bakır sülfat (CuSO4) suda çözünür ve çözelti halinde alınır. Bakır sülfat metalik demir ile reaksiyona sokulur:
Fe+CuSO4 ® Cu+FeSO4
Başa Dön
 

Bakırın Tarihçesi   Bakırın Tanımı   Bakırın Kullanımı   Bakırın Üretimi   Bakırın Özellikleri   Bakırın Elde Edilmesi

 

Mega Metal © 2008. Her Hakkı Saklıdır.
Mega Metal, AB'nin Rach Kimyasallar Yönetmeliği dahilinde Reach Global Services SA (RGS) Firmasını 'tek temsilci' olarak atamıştır